Antalya Çevresindeki Antik Kentler
Antalya, güneşi, denizi ve doğa güzelliklerinin yanı sıra tarihi zenginlikleriyle de tüm dünya insanının ilgisini çekmiştir. Bölgede binlerce yıl öncesinin görkemli uygarlıklarından kalan, geçmişten günümüze köprü olmuş çok önemli tarihi kentler vardır.

Bu kitabın esas amacı okuyucularına Antalya’yı tanıtmaktır. Antalya ve çevresindeki antik kentlerin tamamını etraflıca anlatmak kitabın kapsamını aşmaktadır. Fakat Antalya’dan söz edip de tarihe yapılacak eşsiz bir gezintiyi okuyucudan esirgemenin doğru olmayacağı görüşündeyiz. Bu bölümümün eksiksiz bir turist rehberi ya da arkeolojik bir metin olarak kabul edilmemesi gerekir. Geçmiş kültürlerin izlerini taşıyan ve her ziyaretinde insanları büyüleyen bu kentlerden başlıcalarını önce Antalya’dan batıya sonra da doğuya giderek görelim:

Termessos

termessosaslmez.jpg (16623 bytes)

Antalya çevresindeki antik kentlerin en ilginçlerindedir. Toros dağları üzerinde 1050 M yükseklikte kurulmuş bir Pisidya kentidir. Termessos Ulusal Parkı içinde bulunması ve koruma altında tutulan çok sayıda bitki ve hayvan türü ile bir arada bulunup eşine az rastlanır bir sentez oluşturması ayrı bir özelliğidir Termessos’un. Antalya-Burdur karayolunun 11. Km’sinden Korkuteli yönüne dönüldüğünde 14 Km. Sonra Termessos’un işaret levhası görülür. Buradan Termessosun uzaklığı 9 Km’dir. Termessos’u gezmek için biraz zaman ve biraz da yürümeyi sevmek gereklidir. Çünkü kent tamamen dağlık ve engebeli bir alanda kuruludur. Termessos insanlarına Solym’ler denilmektedir. Solym’ler diğer antik kentlerdekinin aksine denizden gelen kavimler değildirler. Tamamen Anadolu kökenlidirler. Termessos’un bilinen tarihi Büyük İskender’in İ.Ö 333 yılında Termessos’u kuşatmasıyla başlar. İskender, şahin yuvasına benzettiği bu kenti alamamıştır. Termessos İ.S. V. Yüzyıla kadar varlığını sürdürebilmiştir. Kent Surları, Hadrian Kapısı, Su Sarnıçları, Tiyatrosu, Gymnasiumu, Agorası, Odeionu ve Hereonu kentin önemli yapılarından bazılarıdır. Geniş bir alana yayılmış mezarlığı, Alketas, Agatemeros ve Arslanlı Mezar gibi anıt mezarlar herkesin hayranlığını toplamaktadır. Termessos’la yakından ilgilenen, bu kitabın Almanca metnini yazan ve yazarların değerli dostu. Batı Alman Dr. Med.Dr.Phil.Otto Baur,, daha önce gezip gördüğü, Kuzey Afrika, Anadolu, Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi ülkelerden hiçbirinde konumu Termessos’daki kadar muhteşem başka bir antik tiyatro görmediğini ve buradaki mezarlığın bir eşine daha rastlanmadığını belirtmekten kendini alamamıştır.

ariassos.jpg (12713 bytes)

Ariassos

Antalya-Burdur karayolunun yaklaşık 48. Km.’sinde, Dağ’a gelmeden önce sola dönülerek 1 km.’lik bir yolla Ariassos’a ulaşılır. Antik bir dağ kenti olan Ariassos çevreye egemen bir vadide kurulmuştur. Giriş kapısı, hamamları, kaya mezarları ve mezar anıtlarıyla görülmeye değer bir kenttir.

Phaselis

Antalya-Kumluca karayolunun 57.Km’sinden güneye dönüldüğünde yaklaşık 1 Km sonra Phaselis’e ulaşılır. Kent İ.Ö VII. Yüzyılda Rodos’lular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Likya’nın doğu kıyısının en önemli liman özelliğini korumuştur. Phaselis’in 3 limanı vardır. Kuzey Limanı, Savaş Limanı veya Korunmuş Liman ve Güneş Limanı. Bunlardan en önemlisi güneydekidir. Kentin ortasında 20-24 metre genişliğinde muhteşem bir cadde vardır. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Kapısı bulunur. Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkanlar vardır. Bunların da yakınında Hamamlar, Agora ve Tiyatro gibi kamu yapıları bulunur. Bu yapıların tarihinin İ.Ö. I ve II. Yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir. Kent merkezi ile 70 M yükseklikteki plato üzerine kurulmuş olan yerleşim yeri arasında su kanalları vardır.

Olympos ve Çıralı

Antalya’nın batısında Kemer ile Adrasan arasındadır. Antalya-Kumluca yolunda Phaselis’i geçtikten sonra Çıralı, ve Olympos’a giden yolları gösteren iki işaret görülür. Her iki yolla da Olympos’a ulaşılır. Çıralı, Olympos antik kentinin yakınındaki köyün adıdır. Olympos İ.Ö.II. yüzyılda kurulmuş bir liman kentidir. İ.S. XV. Yüzyıla kadar varlığını korumuştur. Ünlü Bellerophontes efsanesi burada geçmiştir. Antik kent eşsiz güzellikteki bir vadinin iki yakasındadır. Vadi ve kentin denize ulaştığı yerde kumsal çok güzel bir plaj oluşturur. Olympos’a yaya olarak bir saatte ulaşılabilen Çıralı ilginç bir doğa harikasıdır. Yerli halkın “Yanar” dedikleri bu dağda doğal gaz sızıntısının oluşturduğu ve binlerce yıldır hiç sönmeden yanan alevler yükselir gökyüzüne. Buraya ilk kez gelenlerin Çıralı Köyünden bir rehberle birlikte Yanar’a gitmelerini öneririz.

 

[ÖNCEKİ SAYFA]  [SONRAKİ SAYFA]