| Antalya, güneşi, denizi ve
doğa güzelliklerinin yanı sıra tarihi zenginlikleriyle de tüm dünya insanının
ilgisini çekmiştir. Bölgede binlerce yıl öncesinin görkemli uygarlıklarından
kalan, geçmişten günümüze köprü olmuş çok önemli tarihi kentler vardır. Bu kitabın esas amacı okuyucularına Antalya’yı tanıtmaktır.
Antalya ve çevresindeki antik kentlerin tamamını etraflıca anlatmak kitabın
kapsamını aşmaktadır. Fakat Antalya’dan söz edip de tarihe yapılacak eşsiz bir
gezintiyi okuyucudan esirgemenin doğru olmayacağı görüşündeyiz. Bu bölümümün
eksiksiz bir turist rehberi ya da arkeolojik bir metin olarak kabul edilmemesi gerekir.
Geçmiş kültürlerin izlerini taşıyan ve her ziyaretinde insanları büyüleyen bu
kentlerden başlıcalarını önce Antalya’dan batıya sonra da doğuya giderek
görelim:
Termessos

Antalya çevresindeki antik kentlerin en
ilginçlerindedir. Toros dağları üzerinde 1050 M yükseklikte kurulmuş bir Pisidya
kentidir. Termessos Ulusal Parkı içinde bulunması ve koruma altında tutulan çok
sayıda bitki ve hayvan türü ile bir arada bulunup eşine az rastlanır bir sentez
oluşturması ayrı bir özelliğidir Termessos’un. Antalya-Burdur karayolunun 11.
Km’sinden Korkuteli yönüne dönüldüğünde 14 Km. Sonra Termessos’un işaret
levhası görülür. Buradan Termessosun uzaklığı 9 Km’dir. Termessos’u gezmek
için biraz zaman ve biraz da yürümeyi sevmek gereklidir. Çünkü kent tamamen dağlık
ve engebeli bir alanda kuruludur. Termessos insanlarına Solym’ler denilmektedir.
Solym’ler diğer antik kentlerdekinin aksine denizden gelen kavimler değildirler.
Tamamen Anadolu kökenlidirler. Termessos’un bilinen tarihi Büyük İskender’in İ.Ö
333 yılında Termessos’u kuşatmasıyla başlar. İskender, şahin yuvasına
benzettiği bu kenti alamamıştır. Termessos İ.S. V. Yüzyıla kadar varlığını
sürdürebilmiştir. Kent Surları, Hadrian Kapısı, Su Sarnıçları, Tiyatrosu,
Gymnasiumu, Agorası, Odeionu ve Hereonu kentin önemli yapılarından bazılarıdır.
Geniş bir alana yayılmış mezarlığı, Alketas, Agatemeros ve Arslanlı Mezar gibi
anıt mezarlar herkesin hayranlığını toplamaktadır. Termessos’la yakından
ilgilenen, bu kitabın Almanca metnini yazan ve yazarların değerli dostu. Batı Alman
Dr. Med.Dr.Phil.Otto Baur,, daha önce gezip gördüğü, Kuzey Afrika, Anadolu,
Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi ülkelerden hiçbirinde konumu Termessos’daki kadar
muhteşem başka bir antik tiyatro görmediğini ve buradaki mezarlığın bir eşine daha
rastlanmadığını belirtmekten kendini alamamıştır. |
|
 Ariassos
Antalya-Burdur karayolunun yaklaşık 48. Km.’sinde,
Dağ’a gelmeden önce sola dönülerek 1 km.’lik bir yolla Ariassos’a ulaşılır.
Antik bir dağ kenti olan Ariassos çevreye egemen bir vadide kurulmuştur. Giriş
kapısı, hamamları, kaya mezarları ve mezar anıtlarıyla görülmeye değer bir
kenttir.
Phaselis
Antalya-Kumluca karayolunun 57.Km’sinden güneye
dönüldüğünde yaklaşık 1 Km sonra Phaselis’e ulaşılır. Kent İ.Ö VII.
Yüzyılda Rodos’lular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Likya’nın doğu
kıyısının en önemli liman özelliğini korumuştur. Phaselis’in 3 limanı vardır.
Kuzey Limanı, Savaş Limanı veya Korunmuş Liman ve Güneş Limanı. Bunlardan en
önemlisi güneydekidir. Kentin ortasında 20-24 metre genişliğinde muhteşem bir cadde
vardır. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Kapısı bulunur. Caddenin iki yanında gezinti
yolları ve dükkanlar vardır. Bunların da yakınında Hamamlar, Agora ve Tiyatro gibi
kamu yapıları bulunur. Bu yapıların tarihinin İ.Ö. I ve II. Yüzyıla kadar
uzandığı ileri sürülmektedir. Kent merkezi ile 70 M yükseklikteki plato üzerine
kurulmuş olan yerleşim yeri arasında su kanalları vardır.
Olympos ve Çıralı
Antalya’nın batısında Kemer ile Adrasan
arasındadır. Antalya-Kumluca yolunda Phaselis’i geçtikten sonra Çıralı, ve
Olympos’a giden yolları gösteren iki işaret görülür. Her iki yolla da Olympos’a
ulaşılır. Çıralı, Olympos antik kentinin yakınındaki köyün adıdır. Olympos
İ.Ö.II. yüzyılda kurulmuş bir liman kentidir. İ.S. XV. Yüzyıla kadar varlığını
korumuştur. Ünlü Bellerophontes efsanesi burada geçmiştir. Antik kent eşsiz
güzellikteki bir vadinin iki yakasındadır. Vadi ve kentin denize ulaştığı yerde
kumsal çok güzel bir plaj oluşturur. Olympos’a yaya olarak bir saatte ulaşılabilen
Çıralı ilginç bir doğa harikasıdır. Yerli halkın “Yanar” dedikleri bu dağda
doğal gaz sızıntısının oluşturduğu ve binlerce yıldır hiç sönmeden yanan
alevler yükselir gökyüzüne. Buraya ilk kez gelenlerin Çıralı Köyünden bir
rehberle birlikte Yanar’a gitmelerini öneririz.
|