| Bir kenti
tanıtmaya onun tarihi özellikleri ile başlanabilir. Ya da coğrafi ve idari konumu ilk
planda ele alınabilir. Fakat Antalya gibi çok yönlü özelliklere sahip bir kent için
tanıtmaya nereden başlanması gerektiğine karar vermek her zaman kolay olmamaktadır Antalya ve çevrisinin, insani en çok etkileyen
özelliği olan doğası ile başlamak uygun olur görüşündeyiz. Çünkü Antalya ve
çevresinin doğal güzellikleri herkesi büyülemektedir. Mavi ve yeşil ile bunların
ara tonları egenmedir doğaya. Bu renkler birbirleri ile o kadar güzel bir uyum
gösterirler ki, azınlıkta kalan diğer renklerin varlığı bile algılanmayabilir.
 |
|

Antalya kenti, Akdeniz kıyısında kendi adını
taşıyan körfezde, denizden 39 m yükseklikteki kayalıklar üzerine kuruludur. Deniz
kıyısı ile yükseklikleri 3086 m’ye kadar ulaşan Toros Dağları arasında farklı
büyüklükteki ovalar, Antalya ve çevresinin ilk göze çarpan görüntüleridir. Kara
ile deniz, kilometrelerce uzanan plajlarla, ya da sarp kayalıklarla birbirine kavuşur.
Toros Dağları arasında kendine özgü yarlar, uçurumlar ve özellikle kıyıya yakın
kesimlerde mağaralar ayrı bir özellik katar bu bölgeye.Toros’ların güneylerinden kaynaklanan çok sayıda irili
ufaklı akarsu, ovalara bereket akıtarak Akdeniz’e ulaşır. Tamamı berrak ve temiz
olan bu sular, geçtikleri yerlerde ve denize dökülürken eşine ender rastlanır
güzellikte çağlayanlar oluştururlar. |